Makalecim Özgün Makale Bloğu


>Bulmaca Sözlüğü o
Aralık 16, 2009, 4:46 pm
Filed under: ö, Bulmaca sözlüğü, Bulmaca Sözlüğü ö

>- O -

Obur.. : HIRA
Oburlar.: EKELE
Ocak ayının 28inde başlayan fırtına. : AYANDON
Odak boyutu birkaç santimetre olan yaklaştırıcı mercek.: BÜYÜTEÇ
Odalar arasında gezdirilebilen bir tür kömür sobası.: SALAMANDRA
Odun kömürü. : ALAS
Odun liflerini içinde bulunabilecek yabancı maddelerden arıtma ünitesi.: RAFİNATÖR
Odunu tornacılık ve kaplamacılıkta kullanılan,kömürü ile karakalem resim yapılan küçük bir ağaç.: İĞAĞACI
Odunundan kırmızı boya çıkarılan bir ağaç. : BAKAM
Odunundan tarak,kaşık yapılan çok sert kereste veren bir ağaç. : ŞİMŞİR
Oğlancı.:LUTİ
Oğul otu. : MELİSA
Oğuz Türklerinin 24 boyundan biri. : EĞMÜR
Oğuzların Bozok kolundan bir Türkmen boyu olarak Selçuklularla birlikte Anadoluya gelen ve Osmanlı hanedanının kökenini oluşturan konar göçer topluluk.: KAYILAR
Ok atan,okçu.: TİRENDAZ
Ok torbası,kılıfı. : SADAK : GEDELEÇ
Ok. : TİR
Okuma yitimi. : ALEKSİ
Okun kirişe geçen ucundaki kertik.: GEZ
Okutman. : LEKTÖR
Okuyucu,okur. : KARİ
Okyanus bilimi. : OŞİNOGRAFİ
Okyanus rüzgarı. : ALİZE
Okyanusların çok derin yeri. : ABİS
Olağanüstülüğüne inanılan düşsel sıvı.Büyülü içki. : İKSİR
Olası,olabilir. : MUHTEMEL
Olay. : FENOMEN
Olgunlaşınca kendiliğinden çatlayıp açılmayan,tek odacıklı ve tek tek tohumlu kuru meyve.:AKEN
Olgunluk sınavı. : BAKALORYA
Olta veya tuzağa konulan yem.:BEN
Oltaya yerleştirilen düzenek.:MASARA
Oluntu. : EPİZOT
Omlet . : KAYGANA
Omurgalıların karaciğerinden salgılanan kahverengimsi sarı renkte safra pigmentine verilen ad. : BİLİRUBİN
Omuzdan bele çapraz olarak inen kılıç askısı. : HAMAİL
Omuzdan çapraz olarak bele inen bağ.:HAMAİL
Omuzluk. :APOLET
On beşinci asırda önce İtalyada başlayan sonra Avrupaya yayılan sanat ve bilim. : RÖNESANS
On dokuzuncu asırda Fransada ortaya çıkan ve iki kişiyle oynanan bir kağıt oyununa verilen ad. : EKARTE
On altı taşla oynanan bir zeka oyunu.:DAMA
On altıncı ve on yedinci yüzyıllarda İskoçya ve Kuzey İngilterede,on sekizinci yüzyıldan başlayarak da İrlandada yaygın olan ve genellikle tek başına yapılan halk dansı.:JİG
On beş beyitten az olmayan,bütün beyitlerin ikinci dizeleri en baştaki beyit ile uyaklı bulunan ve çoğu kez büyükleri övmek için yazılan divan edebiyatı manzumesi.:KASİDE
On birinci yüzyılın ikinci yarısında İzmire egemen olarak Anadolu kıyılarında ilk Türk donanmasını kuran Türk Beyi. : ÇAKABEY
On dokuzuncu asır sonlarında Fransada natüralistlere karşı çıkan sembolizm akımına öncülük etmiş olan sanatçılara verilen ad.:DEKADAN
On dokuzuncu asırda İstanbul tiyatrolarında ortaya çıkan eğlendirici şarkı. : KANTO
On dokuzuncu asırdan başlayarak İstanbulda gerçekleştirilen renkli çizgili ve hareli cam eşyaya verilen ad.Noktalı yada dumanlı sırça,işlemeli cam işi. :ÇEŞMİBÜLBÜL
On dördüncü asırda Fransada kullanılmaya başlanan,taşınabilir ateşli silah. : ARKEBÜZ
On dördüncü asırda kullanılan ince,uzun çoğu kez üç köşeli hançer.: ALENAS
On dördüncü asırda Orta Anadoluda kurulmuş Türk beyliği. : ERETNA
On iki düzine. : GROSA
On iki hayvanlı eski Türk takviminde timsah yılına verilen ad.: NEK
On iki imamdan biri. : TAKİ
On iki parmak bağırsağının şişkince olan başlangıç bölümü. : BULBUS
On ikinci yüzyılda Selçuklular döneminde İranın Kaşan kentinde üretilen bir tür seramik.:LAKABİ
On para değerinde olan sikke.:METELİK
On sekizinci asırdan başlayarak Fransada gelişen bir edebi tür.:FANTASTİK
On tabanlı logaritmanın kısaltması.:LOG
On üçüncü asırda İngilterede despot kralların yetkilerini büyük oranda daraltan siyasal bir anlaşmaya ve belgeye verilen ad. : MAGNACARTA
On yedinci asırdan On dokuzuncu asra kadar kıyı taşımacılığında ve iç sularda kullanılan küçük Hollanda yelkenlisi. : KAAG
Onbeş ve bazen elli altmış kilo çeken sinagrite benzer bir balık. : AKYA
Ondan sonra.:BADEHU
Ongun. TOTEM :
Onun için.:BİNAENALEYH
Onurlu,şerefli.: ALİCENAP
Onurlu,yüce gönüllü. : ALİCENAP
Operada tek solist tarafından söylenen şarkı.: ARYA
Operada,perde açılmadan önce orkestranın çaldığı parça.: UVERTÜR
Operalarda baş kadın rolünü oynayan oyuncu. : PRİMADONNA
Operatör.:CERRAH
Optik aletlerde objektiften aldığı ışınları göze veren mercek sistemi. : OKÜLER
Optik kaydırma. : ZUM
Ordu ili yöresinde lokma tatlısına verilen ad.:ZİRİTLA
Organ aktarımı.:TRANSPLANTASYON
Organ katılaşması. : SKLEROZ
Organik kimyada bir önek. : NOR
Organizmada darbeyle oluşan bozukluk. : TRAVMA
Organizmada oluşan bir sıvının akışının durması. : STAZ
Organizmanın 24 saatlik madde ve enerji ihtiyacını karşılayan besinlerin çeşidi ve miktarı.:RASYON
Organizmanın herhangi bir noktasında bulunan bir hastalık olayının organizmanın başka bir yerine sıçraması. : METASTAZ
Orhan Boranın yarattığı radyo oyunu tipi.:YUKİ
Orhan Hançerlioğlunun bir romanı.: ALİ
Orman gülü. : AÇELYA
Ormanlara zararlı bir böcek. : KESE
Ormanlarda oldukça yaygın bir mantar türü.:AMANİTA
Orta çağda Fransada derebeyinin maddi ve manevi esareti altında bulunan kimse. : VASSAL
Orta Karadeniz yöresinde dokunan kalın ve dayanıklı bir tür kumaşa: KAZAKA
Orta ve doğu Avrupalı Yahudilere verilen ad. : ESKENAZİ
Orta Anadoluda bir göl.:EBER
Orta Anadoluda bir ilk çağ yerleşmesi.:ABARNA
Orta Anadoluda Kızılırmak kıvrımı içinde kalan bölgenin eski çağlardaki adı. : HATTİ
Orta Asya Türkleri ve Hintliler arasında yaygın olan telli bir çalgı. : DUTAR
Orta Asyada eski Türk mezarlarının üzerindeki türbe türü yapılara verilen ad. : BARK
Orta Avrupada bir göl. : BALATON
Orta boylu,düşük kulaklı,tüyleri kısa bir tür av köpeği.:KOPOY
Orta çağda okyanusta kullanılmış yelkenli büyük gemi. : NEF
Orta çağdaki Breton saz şairlerinin aracılığıyla ortaya çıkan,biri anlatımsal,diğeri de lirik iki şiir türünün adı. : LAİ
Orta irilikte bir deniz kuşu.:YELKOVAN
Orta kaldırım.: REFÜJ
Orta oyunu ve Karagözde Yahudi tiplemesine verilen ad. : CUD
Orta oyununda ,Karagözde Rum tipi. : BALAMA
Orta oyununda Kavuklu ile konuşarak oyunu açan oyuncu. : PİŞEKAR
Orta oyununda taklitçi.: ZUHURİ
Orta oyununun sergilendiği genellikle oval biçimli alan. : PALANKA
Orta ve Doğu Avrupa kökenli Yahudilere verilen ad.:ASKENAZİ
Orta,ara. : MEYAN
Ortaçağda Avrupada kullanılmış bir tür eğri hançer.:ALENAS
Ortaçağda nakliye gemisi.:BARÇA
Ortaçağda Slav ülkelerinde,bugün Batı ülkelerindeki kontun karşılığı.:ZUPAN
Ortaçağda,şövalyelerin savaşta ve avda kullandığı,çoğu zaman zengin oymalarla işlenmiş fildişi boru.: OLİFANT
Ortaçağın en önemli atış silahı.:ARBALET
Ortadan kaldırma,yok etme. : İZALE
Ortadoğuda doğmuş Avrupalı. : LEVANTEN
Ortadoğuda ve Afrikada görülen yerel frengi.:BEJEL
Ortaklar. : ŞÜREKA
Ortalama.:VASATİ
Ortasında lagün bulunan Mercanada. : ATOL
Ortodoks Hıristiyanların bağlı olduğu kilisenin başkanlarına verilen san. : PATRİK
Ortodoks resmi.: İKON
Oruç tutan,oruçlu.:SAİM
Oryantalizm.:ŞARKİYAT
Osman Gazinin kayınpederi.:EDEBALİ
Osmaniye ilinde antik bir kent.:KASTABALA
Osmaniye ilinde,ulusal park kapsamına alınan ünlü Hitit yerleşmesi.:KARATEPE
Osmanlı devletinin yargı sisteminde Şeyhülislamdan sonra gelen en yüksek görevliye verilen ad. : KAZASKER
Osmanlı mimarlığında çatı arasında veya dükkanların üstünde yer alan alçak tavanlı asma kat. : ŞİRVANİ
Osmanlı borçları yönetimi. : DÜYUNU UMUMİYE
Osmanlı da devlet malı otlaklardan alınan vergi. : OTLAKİYE
Osmanlı devlet ileri gelenlerinin kullandığı bir bıçak türü.:AKVA
Osmanlı Devletinde 1840 yılında basılmış 20 kuruş değerinde gümüş sikke.:MECİDİYE
Osmanlı devletinde celeplik yapanlara verilen ad. : İZLATKO
Osmanlı devletinde din,yargı ve öğretim işleriyle uğraşan devlet görevlileri sınıfı ve bunların mesleği.:İLMİYE
Osmanlı Devletinde has ahırın en büyük yöneticisi.:MİRAHUR
Osmanlı devletinde iki alaydan oluşan askeri birlik.:LİVA
Osmanlı Devletinde kadılara ve müderrislere verilen ad.: ULEMA
Osmanlı devletinde kamu gelirlerini kiralamaya dayanan vergi toplama sistemi.:İLTİZAM
Osmanlı devletinde padişahların hükümet anlayışları bakımından yönetiminden sorumlu oldukları halk. : EMANETULLAH
Osmanlı Devletinde,Rumelide tutulan tevzi defterlerine verilen ad.:PURUZ
Osmanlı devletinin ilk döneminde postacılık,kuryelik ve muhafızlık yapan,daha sonraki dönemlerde törenlerde yer alan asker sınıfı. : PEYK
Osmanlı Devletinin Karadenizin kuzeyinde kalan sınır eyaleti.: ÖZİ
Osmanlı Devletinin son saray ressamı olan İtalyan ressam. : FAUSTO ZONARO
Osmanlı donanması askeri. : LEVENT
Osmanlı donanmasında tümgenerale eş bir rütbe. : RİYALA
Osmanlı döneminde kazaskerlere verilen san.:SADIR
Osmanlı idaresinde sancak beylerine verilen ad veya unvan.:BEYLERBEYİ
Osmanlı İmparatorluğu zamanında Avrupa kıtasında kalan topraklarımıza verilen ad.:RUMELİ
Osmanlı İmparatorluğunda , saraylarda türlü devlet hizmetleri için aday olarak yetiştirilen gençlere verilen ad. : İÇOĞLANI
Osmanlı İmparatorluğunda başbakan.:SADRAZAM
Osmanlı İmparatorluğunda deniz subay ve erlerine verilen ad.: TERSANELİ
Osmanlı imparatorluğunda okul kitaplarının genel adı. : SUPARA
Osmanlı İmparatorluğunda okul kitaplarının genel adı.: SUPARA
Osmanlı imparatorluğunda Rumelide gece bekçilerine verilen ad. : PAZVANT
Osmanlı İmparatorluğunda sipahilerin aldığı en büyük tımar.:ZEAMET
Osmanlı İmparatorluğunun Trablus ve Bingazideki hurma ve zeytin ağaçlarıyla kuyulardan aldığı vergi.: LEZ
Osmanlı imparatorluğunun yedi saltanat sancağından biri.:AKALEM
Osmanlı mimarlığında,mukarnaslı başlıkların en üst bölümü. : ASABA
Osmanlı padişahlarının her yıl yeniçeri ağası başta olmak üzere ocak ağalarına dağıttıkları yazlık giysi veya kumaş. : BAHARİYE
Osmanlı sarayında bir lalanın altındaki acemilerin birbirine hitap biçimi.:LALADAŞ
Osmanlı Sarayında bostancı,baltacı ve kapıcıların giydikleri kırmızı çuhadan veya keçeden yapılmış,yukarısı geniş ve kıvrık,boyu uzunca başlık.: BARATA
Osmanlı sarayında karavaşlar arasından seçilen padişah gözdesi.:HASEKİ
Osmanlı toprak düzeninde yıllık geliri yüz bin akçeyi aşan dirlik.:HAS
Osmanlıda gece bekçisi. : ASES
Osmanlıca nasipsiz,kısmetsiz anlamında. : BİVAYE
Osmanlıda ,Padişahın bir miktar toprağı birine mülki olarak veya gelirinden yararlanmak üzere vermesi. :IKTA
Osmanlılar zamanında vergi ve haraç vermeyen Müslüman ahaliye verilen ad.:BERAYA
Osmanlılarca Avusturyaya ve halkına verilen ad.: NEMSE
Osmanlılarda Rumelideki büyük toprak sahipleri.: GOSPODAR
Osmanlılarda başkomutan.: SERDAR
Osmanlılarda eyalet valilerinin buyruğundaki başıbozuk asker: SARICA
Osmanlılarda gümrük vergisi.:BAÇ
Osmanlılarda hükümdarın ata binerken üzengisini tutan kişi.: RİKABDAR
Osmanlılarda önceleri olağanüstü durumlarda,sonraları ise sürekli olarak toplanan vergiye verilen ad. : AVARIZ
Osmanlılarda sancak beylerine verilen unvan:. BAN
Osmanlılarda saraylarda hizmet eden hadımların genel adı,hadım ağası.:TAVAŞİ
Osmanlılarda sınır nişanı. : URA
Osmanlılarda topraksız köylüden alınan kazanç vergisi. : BADIHAVA
Osmanlılarda vergi denetimi ve tahsili ile Maliyeye ilişkin soruşturmaları yapan memura verilen ad. :BAKIKULU
Osmanlılarda yaygınlık kazanmış bir yazı türü.:DİVANİ
Osmanlılarda yeni evlenen erkeklerden alınan vergi. :ARUSİYE
Osmanlıların Avrupalılara,özellikle de Fransızlara verdikleri ad. : FRENK
Osmanlıların Avusturyaya verdikleri ad.:NEMÇE
Osmanlıların Cenova Cumhuriyetine verdikleri ad.:CENEVİZ
Osmanlı-Rus savaşında Aziziye tabyalarındaki yararlılıklarıyla ün kazanmış Türk kadın kahraman.(1877-1978).:NENE HATUN
Osmiyumun simgesi. : OS
Otlak. : ÖRÜ
Otlar,otlak.:ERA
Otları inceleyen bilim dalı. : HERBOLOJ İ
Otlatmak.:OTARMAK
Otomobilin ön düzeninde yer alan parça.: ROTİL
Otomobiller için verilen geçici gümrük belgesi.: TRİPTİK
Otsu bir bitki. : RAVENT
Oturum.:CELSE
Oturuş.Namazda,rekat sonlarında belli bir süre oturma. : KADE
Ova. : YAZI
Oval. : BEYZİ
Ovarak sürülen ilaç. : LİNİMENT
Oymacı,hak işleri yapan sanatçı.: HAKKAK
Oynar eklemlerde oynaklığın kalmamasıyla eklemin işlemez duruma gelmesi. : ANKİLOZ
Oynar eklemlerde oynaklığın kalmamasıyla eklemin işlemez duruma gelmesi.:ANKİLOZ
Oynayan (kuşbaz,kumarbaz,cambaz).: BAZ
Oyun.:BAZİÇE
Oyuna komiklik ve neşe katan beklenmedik söz veya hareket,gülüt.:GAG
Oyunda berabere kalma. : PATA
Oyunda kazanılan her parti.:KAMA
Ozanların çaldığı telli bir Türk sazı. : KOPUZ



>Bulmaca Sözlüğü ö
Aralık 16, 2009, 4:45 pm
Filed under: ö, Bulmaca sözlüğü, Bulmaca Sözlüğü ö

>-Ö-

Öbek. : İLE
Öbür dünya ile ilgili,ahret ile ilgili.:UHREVİ
Öbür dünya.:DARI BEKA
Öbür dünyada verilecek olan ceza.:UKUBET
Ödünç mal. : ARE
Ödünç verilmiş bir paranın,bir yıldan daha kısa bir dönem için hesaplanan faizlerinin ana paraya eklenmesi.:ANATOSİZM
Ödünç verme. : İARE
Ödünç,iğreti.,emanet. : ARİYET
Öfke,kızgınlık.:CELAL
Öfke,sinir.: HARAZA
Ögeler. : ANASIR
Öğrenim görmeyen,kendi kendini yetiştiren,çocuklara yönelik öyküler ve romanlarıyla tanınan,1996 yılında hayatını kaybeden yazarımız. : KEMALETTİN TUĞCU
Öğretici. : DİDAKTİK
Öğretim kuruluşlarında,öğrencilerin yönetmeliklere ve okul kurallarına göre söz ve karar sahibi olmaları ilkesine dayanan yönetim.:ÖZYÖNETİM
Öğütülmüş susamın koyu sıvı durumu. :TAHİN
Ökçesiz ve arkalıksız terlik veya pabuç.: ŞIPIDIK
Öksürük otu da denilen ve sarı çiçekler açan otsu bir bitki.:KAVALAK
ökümcülerin kullandığı ağaçtan yapılmış kalıp.: SAÇULA
Öküz yemliği: AKERE
Öküzgözü de denilen papatyaya benzer çiçek. : ARNİKA
Ölçek. : MİKYAS : EŞEL
Ölçü,kıstas. : KRİTER
Ölçülerin başına konulduğunda onda bir anlamını veren bir önek.:DESİ
Öldükten sonra İsa tarafından diriltildiğine inanılan adam. : AZİR
Öldürme,telef etme,yok etme.: İTLAF
Öldürücü hastalık salgını. : ÖLET
Öldürülmüş.:MAKTUL
Ölen yeniçerilerin çocuklarına verilen ad. : NANHAR
Ölene yakılan ağıt.: SAĞU
Ölmüş kimselerle cinsel ilişki kurma biçiminde kendini gösteren cinsel sapıklık. :NEKROFİLİ
Ölü doğan kuzunun derisi.:BAĞAN
Ölü yıkama. : GASİL
Ölüler.:MEVTA
Ölülerin yakıldığı yer. : KREMATORYUM
Ölüm. : MEMAT: MEVT
Ölümsüz ,ölmez. : LAYEMUT
Ölümsüzlük suyu.:BENGİSU
Ölümün ve ölme olayının psikososyal boyutlarıyla incelenmesi.: TANATOLOJİ
Ölünün ruhunun azap çekmemesi için dağıtılan,ölenlerin kılınmamış namazları ve tutulmamış oruçları için verilen sadaka. : ISKAT
Ön taraf,cephe,karşı,yamaç. : ALNAÇ
Ön. :P İŞİGAH
Önalım. : ŞUFA
Öncecilik. : İNİSİYATİF
Önceden belirlenen bir amaca ulaşmak için tutulan yol.: STRATEJİ
Önceden delinmiş parçaları tornalamaya özgü torna tezgahı bağlama aleti.:MALAFA
Önceden ödemede bulunarak süreli yayınlara alıcı olma işi : ABONE
Önceden yazılmış ve gerekli süre içinde cevaplandırılmamış bir yazıyı yineleme.:TEKİT
Öncesiz. : EZELİ
Öncü.:AVANGARD
Öndelik. : PEY
Önel,vade . : MEHİL
Önerme.:KAZİYE
Önünde çelik kanadı bulunan paletli traktör.:DOZER
Ördeğe benzer bir su kuşu.,av kuşu. : MEKE
Ördeğe benzer,tüyleri kiremit renginde bir yaban kuşu.:ANGUT
Ördekgillerden bir yaban kuşu.:ANGUT
Örnek alınacak söz. : MESEL
Örnek veya temel olarak alınan tek biçim.:STANDART
Örnek,göstermelik,model.: MOSTRA
Örnek. : NÜMUNE
Örten,bağışlayan. : SETTAR
Örtme,kapatma. : SETR
Örtünme.:TESETTÜR
Öte. : MAVERA
Öteki dünya,ahiret.: UKBA
Ötürü,dolayı. : NAŞİ
Övendirenin ucuna çakılmış sivri demir çivi. : NODUL
Över gibi görünüp yerme,yeriyormuş gibi görünüp övme sanatı.:İSTİDRAK
Över gibi yerme,yeriyormuş gibi övme sanatı. : İSTİDRAK
Övme. : SENA : SİTAYİŞ
Özbek güreşi,yada ayakta judoda denilen spor dalı. : KURAŞ
Özdemir Asafın soyadı. : ARUN
Özdeş.: İDENTİK
Özdeyiş. : KELAMIKİBAR
Özel bir biçimleri olmayan maddeler için kullanılan sözcük.:AMORF
Özel bir cam kap içinde likör,şarap,meyve ve maden suyu karıştırılarak hazırlanan içkiye verilen ad. : BOL
Özel bir maya mantarıyla keçi veya inek sütünün mayalanmasıyla hazırlanan ekşi içecek.:KEFİR
Özel bir şiir diliyle yazılmış yazılan epik İzlanda şiiri türü.:RİMUR
Özel görev. : MİSYON
Özel olarak erkeklere hizmet için yetiştirilmiş Japon kadını. : GEYŞA
Özellikle Ayvalık yöresine özgü acıçaçada denilen bir balık.: PAPALİNA
Özellikle diş hekimliğinde dezenfektan olarak kullanılan benzalyum klorüre verilen ad.:ZEFİRAN
Özellikle İranda yetişen ve nargile ile içilen bir tütün türü.:TÖMBEKİ
Özellikle kafatası sinirlerinin denetlediği kas gruplarında çabuk yorulma ve zayıflık,halsizlik gibi belirtilerle ortaya çıkan kronik hastalık.:MİYOSTENİ
Özellikle resim yapımında kullanılan sentetik bir boya./Suda ezilmiş pigmentlerin lateks içinde dağılımı sonucunda elde edilen emülsiyon boya. : AKRİLİK
Özellikle sığırların kanını emen bir cins sinek. : İVEZ : (İVİZ)
Özellikle Trakya yöresinde yetiştirilen sulu ve hoş kokulu bir kavun cinsi. : HASANBEY
Özgün çizim,harita,plan gibi şeylerin fotoğraf tekniğiyle çoğaltılması yöntemi.Kalıptan çekilen resim kopyası. : OZALİT
Öznel.:SÜBJEKTİF
Özsu. : USARE
Özümleme. : ANABOLİZMA
Özür dileme. : İTİZAR
Özür,kusur,bozukluk.: DEFO




Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.